18 Ekim 2008 Cumartesi


Life is made up of small pleasures. Happiness is made up of those tiny successes. The big ones come too infrequently. And if you don't collect all these tiny successes, the big ones don't really mean anything.

16 Ekim 2008 Perşembe


...
Evet belki de en iyi yolculuk söylenildiği gibi insanın içine yaptığıdır.. ama eğer somut bir şeyler elde etmek istiyorsan, içinden çıktığın gibi evinin kapısından da çıkmalısın , insanların içine karıştığın halde tek olabilmektir önemli olan yoksa evinde otururken herkes tektir zaten.Ve bir listen olmalı elinde tıpkı alışveriş listesi gibi , hayattan istediklerin yazmalı o listede aynı zamanda Amos Oz’un birer karnabahara benzettiği beyninin içinde. Bir yandan o listeye göre hareket ederken , bir yandan da sınırlamamalısın kendini hayatın getirdiklerine karşı. Kendini kandırma her şey seni mutlu etmez , ama eğer başkalarının mutluluğu ile mutlu olmayı öğrenirsen -ki şu ana kadar hiç böyle birini tanımadım - işte o zaman , yolun yarısını geçtin demektir.Yolun sonu mu? Yolun sonu yok , hiç olmasın da zaten..
d.
kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...

(alıntı)




ipi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,

birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.

ardında dünyalar, ışıyan camlar dururken

duvarlara dalıp dalıp gitmesi.türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.

saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.

parmaklarını sözüne pınar edememek.

çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.

evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması.

ayrılık, yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme, yalnızca gölge vermesi ağaçların.

güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya. başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş.

iki adımından birisi insanın.

şimdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını?
(alıntı)

05 Ekim 2008 Pazar


As every cat owner knows, nobody owns a cat. ~Ellen Perry Berkeley

bi' sabah ..


..ilkin yaşanıpta sonradan unutulan olayları travmalar olarak isimlendiriyoruz.
Freud

20 Eylül 2008 Cumartesi

who cares?


Who i am? aims?Expectations? lies? facts?Reflects? reflections?Who cares? awareness ?Who are the mirrors?Do they tell the truths ?Do they give the meaning of existentialism?Who defeat the destiny by praying?Who find the reasons by thinking?Alone?Who defeat the destiny by praying?Give up the words...

Suicide plans..

metin alıntıdır..

13 Nisan 2008 Pazar

Odunpazarı evleri..


01 Nisan 2008 Salı

siz hiç öldünüz mü?


güzel gözlü 'Gül' can


31 Mart 2008 Pazartesi

bilmiyordun...

Gelibolu’da arabalı vapurda bir adam martılara yem atıyordu
Ben de fotograflarını cekiyordum
Sonrasında güzel çıkan fotograflardan birini
Sana hediye etmeyi düşünüp çerçeveletiyordum .
Ve ardından telefon ediyordum
‘aldım biletimi geliyorum’
Gelmesen diyordun ..
Bu hafta yogunum..
İçimden bir şey kopup eriyordu
Çerçevenin içindeki martılar bile uçup gidiyordu
Birileri gelmiş bağış yaptığım organları alıyordu tek tek
Ben telefonda sana cevap vermeye çalışıyordum
Sesim çıkmıyordu
Halbuki ben bagırıyordum
O kadar çok bagırıyordum ki
Duymuyordun.
.
.
Telefon bekliyordum
Bu hafta sonu gelebilirsin diyen
Ben bekliyordum
Ve cercevelettigim martı fotografları da beni bekliyordu
Gitmiyormuyuz bakışlarıyla o da aslında seni bekliyordu
Bi süre paketin içinde yerde beklemesi gerekiyordu
Zira paket acıldımı sürprizin artık sürpriz olmayacagını
Martılar bile biliyordu.

deniz...


Perdenin içi / perdenin dışı